8 Eylül 2017 Cuma

SAMAN SARISI - NAZIM HİKMET

...
Ayrılık masanın üstündeydi; kahve bardağınla limonatamın arasında,
onu oraya sen koydun!
(Ayrılık) bir taş kuyunun dibindeki suydu, bakıyorum eğilip..
Bir koca kişi gülümsüyor bir buluta, belli belirsiz
sesleniyorum:
Seni yitirmiş gibi dönüyor sesimin yankıları.
Ayrılık masanın üstündeydi; cigara paketinde
gözlüklü garson getirdi onu ama, sen ısmarladın.
(Ayrılık) kıvrılan bir dumandı gözlerinin içinde senin,
cigaranın ucunda senin
ve hoşçakal demeğe hazır olan avucunda..
Ayrılık masanın üstünde dirseğini dayadığın yerdeydi,
aklından geçenlerdeydi ayrılık,
benden gizlediklerinde, 
gizleyemediklerinde,
ayrılık rahatlığındaydı senin,
senin güvenindeydi bana,
büyük korkundaydı ayrılık
birdenbire kapın açılır gibi sevdalanmak birilerine ansızın!..
Oysa beni seviyorsun ve bunun farkında değilsin;
ayrılık bunu farketmeyişindi senin.
Ayrılık kurtulmuştu yerçekiminden, ağırlığı yoktu, tüy gibiydi
diyemem
tüyün de ağırlığı var
ayrılığın ağırlığı yoktu
ama kendisi vardı..


5 Eylül 2017 Salı

GEREKLİ MALZEMELER!

1-Üretken olmanız ve yaptığınız işten zevk alabilmeniz için SAĞLIK
2-İhtiyaçlarınızı karşılaşabilmeniz ve ihtiyacı olanlara el uzatabilmeniz için VARLIK
3-Karşılaştığınız zorluklarla savaşabilmeniz ve kötüyle mücadele edebilmeniz için GÜÇ
4-Hatalarınızın farkına varabilmeniz ve yanlışlarınızı düzeltebilmeniz için ERDEM
5-Güzeli görebilmeniz ve güzellikleri çoğaltabilmeniz için YARDIMSEVERLİK
6-İnsanlara faydalı olabilmeniz ve ruhsal doygunluğa ulaşabilmeniz için SEVGİ
7-Sahip olduklarınızın farkına varabilmeniz ve başkalarının sahip olduklarına göz dikmemeniz için İNANÇ
8-Kaygılarınızın önüne geçebilmeniz ve anı tadını kaçırmadan yaşayabilmeniz için UMUT
9-Umut ettiğiniz güzellikleri ve hayalini kurduğunuz yarınları bekleyebilmeniz için ise SABIR
Dünyayı kurtaramayız belki;
ama bir üzgünü güldürebiliriz,
bir yoksulu doyurabiliriz,
bir çocuğu sevindirebiliriz,
ağlayan birinin göz yaşını silebiliriz,
sendeleyene elimizi uzatabiliriz,
düşeni kaldırmaya çalışabiliriz,
gülümseyebiliriz,
selam verebiliriz,
halini sorabiliriz,
vs vs vs
.
.
.


KÖTÜ OL DİYORLAR!


Ama biz yine de kötü olmayalım.
Sığ, zavallı, acınası olmayalım.
Kinle, nefretle, hasetle, fesatla, kıskançlıkla dolu bir yürekle değil; tevazu, hoşgörü, sevgi, saygı, iyi niyet gibi tertemiz hislerle dolu bir yürekle yaşayalım.
Yaşayalım yani; bakalım, görelim, anlayalım, hissedelim...
Kaybetmeyelim insan olan yanlarımızı;
Işığımızı, umudumuzu, aşkımızı. İzin vermeyelim karanlık dünyalarına çekip öldürmelerine, insan müsveddesi üç beş puştun.

"İnsanların insanları sevip çevresine alaka duyması ve hatta yaratılmış cümle varlığı şefkatle kucaklayabilmesi; kendini bulup kendini bilmesine bağlıdır.
Gerek dünyevi gerekse uhrevi nice problemler vardır ki sevginin ve hoşgörünün büyülü anahtarlarından başka hiçbir şeyle çözülememiştir. Bu anahtarlara sahip kişi kemale ermiş kişidir."

İyi olmakta sebat edip iyi kalmakta direnen kazanacak. Ve kazandığı bir sınav değil, bir hayat olacak. Ama kazanmamız da kedinin kazdığından daha derin bir çukura gömülecek olmamız gerçeğini değiştirmeyecek bilesiniz.
-----0-----
Bir gün nasıl olsa öleceğim.
Ölmek önemli değil; önemli olan yaşamımla da, ölümümle de, başkaları üzerinde etkili olabilmektir.
-Küçük Kara Balık-